Ürün sepete eklendi

Yüz Yüze Eğitime Dönüş Sürecini Kolaylaştırmak İçin Neler Yapılabilir?

YAZI —

Mart ayından itibaren yaşanan süreçte çocuklar fiziki olarak okuldan uzak kaldı. Online eğitimin nasıl olacağı, avantajları, dezavantajları konuşulurken ekim ayı itibariyle yavaş yavaş yüz yüze eğitime geçildi. Pek çok kademede yüz yüze eğitim başladı, çocuklar okullarına ve arkadaşlarına kavuştular. Elbette okul, mart ayında bıraktıkları gibi değil ama genel tablo öğrencilerin okula döndükleri için heyecanlı ve istekli olduklarını gösteriyor. Veli tarafında ise işler biraz daha karışık; endişe, kaygı ve belirsizlik devam ediyor. Okula gönderip göndermeme kararı ise velide. Her ailenin bu süreçte belirsizlikle başa çıkma şekli farklı olduğundan bu kararın veliye bırakılması tüm taraflar için belki de en uygulanabilir olanı.

Pandemi hiçbirimizin daha önce yaşamadığı bir durum, pek çok farklı duygu ve düşünceyi sürecin içinde deneyimliyoruz. Bu nedenle yüz yüze eğitime dönüşte de tüm taraflar için kesin doğrular yok. Ancak odak noktanız, kendinizin ve çocuğunuzun ihtiyaçları olduğu sürece yüz yüze eğitime geçiş sürecini de iyi yönetebileceğinizi söyleyebilirim. Bu yazıda bu süreci daha rahat geçirmenizi sağlayacak bazı önerileri sizlerle paylaşıyorum.

Alan verin

Çocuklar her ne kadar okula gitmek için istekli olsa da yeni bir rutine geçildiği için okula devam etmeme ya da gitmek istememe gibi durumlar söz konusu olabilir. Okul ortamında alınan önlemler, uyarılar, takılan maskeler ve fiziki mesafe sebebiyle var olan kaygı tetiklenebilir. Bu nedenle derslere odaklanamama, arkadaşlarından kopma ya da uyum sağlamada güçlük yaşayabilirler. Hepsi bu süreçte normal olarak karşılanabilir. Bu noktada adaptasyon için çocuklara ihtiyaçları olan zamanı ve alanı vermeyi unutmayın.

Önceden bilgilendirin

Okuldaki değişiklikler, alınan kararlar ve kurallar hakkında çocuğu önceden bilgilendirin. Çocuğunuz uyum sürecini çok kolay geçiriyor gözükse bile onunla okulun bu sene daha farklı olacağını yaşına uygun bir şekilde anlatabilirsiniz. Öğretmenler ve rehberlik servisiyle iş birliği içinde kalarak çocuğu okulda karşılaşacağı durumlara hazırlamak bu süreçte çok kıymetli.

Tüm duygulara yer açın

Tüm duygular kabul edilebilirdir. Hem çocuğunuzun hem de sizin hissettikleriniz… Dolayısıyla kendi duygularınız hakkında çocuklarla açık şekilde konuşabilirsiniz. Çocuğunu okula göndermeyi seçen ancak kaygı ve endişeli bir anne babaysanız, bu durumu çocuğunuza yansıtmadığınızı düşünebilirsiniz. Oysa çocuklar ne hissettiğinizi bakışlarınızdan, yüz mimiklerinizden ve beden hareketlerinizden anlarlar. Duyguları saklamak, yokmuş gibi davranmak yerine onlarla samimi bir şekilde konuşabilirsiniz. “Okulda hasta olma ihtimalin artıyor, çünkü çok daha fazla virüsün olabileceği bir yere gidiyorsun. Bu durum beni kaygılandırıyor. Bazen kaygılandığımda midemde bir ağrı hissediyorum. Daha sonra okulda kurallara ve uyarılara uydukça virüslerin ellerine tutunma ve hasta olma ihtimalinin azaldığı aklıma geliyor. Böyle düşününce rahatlıyorum.” gibi cümleleri çocuğun yaşına uygun olarak şekillendirebilirsiniz. Benzer şekilde onun duyguları hakkında konuşmaktan da çekinmeyin.

Yapabildiklerine odaklanın

Çocuklar bu sene okulda akademik ya da sosyal anlamda daha çok zorlanabilirler. Çocuğun yapamadıklarından çok yapabildiklerine odaklanın. O gün ödevinin hangi sayfadan olduğunu bilmesi, ders arasında elini yıkaması, evden çıkarken maskesini almayı hatırlaması gibi durumlarda pozitif geri bildirimler verebilirsiniz. “Evden çıkarken maskeni almayı unutmadın, ne kadar özenlisin.” demeniz çocuğun da bu kadar zorunluluk ve görev içerisinde yapabildiklerine odaklanmasını sağlayacaktır.

Kendinize bakmayı ihmal etmeyin

Sürekli bir uyum sağlama hali herkes için zorlayıcı ve yorucu olabilir. Günlük hayatın akışında ara ara durup kendinize “Şu sıralar bende neler oluyor? Bedenimde neler oluyor? İhtiyaçlarım neler? Dinlenmek, dinlemek, anlaşılmak, paylaşmak mı? Hangi konularda zorlanıyorum? Kendi duygularım çocuğumla olan ilişkime yansıyor mu?” gibi sorular yöneltebilirsiniz.

Bu dönemde anne babalar, çocuklar, öğretmenler ve kurumların ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını hatırlayarak bireysel olarak ne yapabileceğiniz üzerine odaklandığınız bir süreç geçirmenizi dilerim.