Ürün sepete eklendi

Yaşamın İlk Yıllarında Müziğin Yeri

YAZI —

Müzik, dünyada tüm kültürlerde görülen evrensel bir olgu. İnsana özgü ortak hisleri anlatmak ve aktarmak için kullanılan evrensel bir dil olsaydı, bunu belki de müzik olarak adlandırabilirdik.  Psikoloji alanında da son yıllarda yapılan pek çok araştırma müziğin insan gelişimine etkisini konu alıyor. Peki, yaşamın ilk yıllarındaki bir bebeğin hayatında müziğin nasıl bir yeri var?

Bebekler daha anne karnındayken dışarıdan gelen sesleri duymaya ve tepki vermeye başlıyorlar. Yapılan araştırmalar, bebeklerin anne karnında 6. aylarında duydukları ses ve müzikleri doğduktan belli bir sonra da tanıdıklarını gösteriyor. Bu anlamda müzik, aynı annenin kendi sesi gibi, bebeğin doğduğu yeni dünyaya alışma sürecinde tanıdık bir unsur olarak kullanılabilir. Müziğin rahatlatıcı ve sakinleştirici gücü buradan geliyor. İşte, bebeğinizin gelişiminde müziğin sağladığı faydalar…

Duygu Durumunu Düzenliyor

Hangimiz bir bebeğin “Uyusun da Büyüsün Ninni” ninnisi eşliğinde uykuya geçtiğine şahit olmadık ki? Ninniler ve bebek şarkıları, kültürümüzde oldukça yaygın. Bu şarkılar tiz sesli, basit yapılı ve sık tekrar içeren melodilerden oluşuyor. Ninnilerin bu yapısının bebeklerde pozitif duygular uyandırdığını ve bebeklerin kortizol seviyeleri ile ölçülen stres düzeylerinde düşüşe neden olduğunu gösteren çarpıcı araştırmalar mevcut. Üstelik şarkıyı bir insanın söylemesiyle, bir tabletten ya da müzik çalardan dinletilmesi aynı etkiye sahip değil. İnsanların canlı olarak söylediği şarkılar, bebekler üzerinde çok daha etkili!

Bebek ile İletişimi Güçlendiriyor

Müzik aynı zamanda, bebeklerle eş zamanlı (senkronize) hareket etmeyi sağlayacak en iyi araçlardan biri. Eş zamanlı hareket etmek de aslında karşıdaki kişiyle uyumlanmak anlamına geliyor. İşte, müziğin birleştirici gücü bu ritmik yapısından kaynaklanıyor. Bebeklerle karşılıklı şarkı söyleyip müziğe göre yüz mimiklerimizi, sesleri ve beden hareketlerimizi koordineli olarak değiştirdiğimizde aramızdaki iletişimin gücü artıyor. Şarkı söylemek, el çırpmak, birlikte marakas sallamak, bedeni sağa sola sallayarak ritim tutmak… Tüm bunlar bebek ile kurduğunuz yakın ilişkiye odaklanarak onunla uyumlanmanıza, yani senkronize olmanıza katkı sağlayan hareketler. Araştırmalar, ses ve hareketlerinde belli bir ritmik uyumu yakalayan bakım veren ve bebeklerin uzun vadede aralarında güvene dayalı sıkı bir bağ olduğunu gösteriyor.

Sosyal-Duygusal Gelişimi Destekliyor

Müziğin tüm bu sosyal etkilerinin yanında erken yaşlardan itibaren alınan müzik eğitiminin de pek çok farklı gelişim alanına pozitif bir etkisi olduğunu biliyoruz. Genel zeka, matematik gibi gelişim alanlarına etkisi tartışmalı olsa da müzik eğitiminin sosyal-duygusal gelişim becerilerine katkısı yüksek. Örneğin araştırmalar, aktif müzik eğitimi almanın okul öncesi dönemdeki çocukların yardımlaşma ve empati kurma gibi olumlu sosyal davranışlarını arttırdığını gösteriyor.

Dill Becerilerini Geliştiriyor

Müzik ve dil becerileri arasında da sıkı bir ilişki olduğu biliniyor. Erken yaşlardan itibaren aktif müzik eğitimi almanın, çocukların okuma becerisi ve sözel hafıza gelişimi ile ikinci dil edinimini kolaylaştırma gibi etkileri olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut.

Müziğin tüm bu etkilerini göz önünde bulundurduğumuzda anne karnından itibaren bebeklerle iletişime geçerken ninnileri, çocuk şarkılarını ve müziklerini kullanmanın son derece faydalı olduğunu söyleyebilirim. Petitmag ekibinin siz ve çocuklarınız için hazırladığı keyifli müzik listesi ve ninniler ile müziği bebeğinizin yaşamına dahil etmeye hemen başlayabilirsiniz.