Ürün sepete eklendi

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojik Desteğin Önemi

YAZI —   |   FOTOĞRAF — MUMMYUNIVERSE

Tüp bebek tedavisi, yaşanan tıbbi gelişmelerle birlikte, çoğu zaman olumlu sonuçların alındığı bir süreç. Fakat tedavi boyunca sonucun ne olacağını kesin olarak bilmek yine de imkansız. Bu ikilem, baş etmesi zor duyguları da beraberinde getiriyor. Tedavi süresince başta stres olmak üzere bu duygularla başa çıkmanın en iyi yöntemlerinden biri; psikolojik destek almak. Bu desteğin neden önemli olduğunu ve tedavi sürecini nasıl etkilediğini Amerikan Hastanesi Tüp Bebek ve Kadın Doğum Bölümleri Sorumlu Uzman Psikoloğu Semiha Afyonlu Kaya'ya sorduk...

 

Danışanlarınız tüp bebek tedavisinden önce mi yoksa tedavi başladıktan sonra mı size başvuruyorlar?

Danışanlarım genelde tedavi başladıktan hemen sonra terapiye başlıyorlar. Bunu yaşadıkları süreç de etkiliyor. Eğer tedaviye başlama sebebi belirlenmiş bir tıbbi probleme bağlıysa bunun çözüleceği yönünde daha somut adımlar atılabildiği için terapiye başlama süresi uzayabiliyor. Ancak tedavi sebebi “açıklanamayan infertilite” dediğimiz herhangi bir sebebe bağlı değilse, terapi hemen başlanıyor çünkü sebebin psikolojik olma oranı son derece yüksek oluyor.

 

"Çok arzu ettiğiniz bir şeyin elinizde olmayan sebeplerle gerçekleşmediğini düşünün. Soyut bir üzüntü. Cevaplar eksik. "

 

Uzun süredir hamile kalmaya çalışan fakat çeşitli nedenlerden kalamayan kişiler nasıl bir ruh hali içinde oluyorlar?

Çok arzu ettiğiniz bir şeyin elinizde olmayan sebeplerle gerçekleşmediğini düşünün. Soyut bir üzüntü. Cevaplar eksik. Sorun çözülecek mi bilmiyorlar. Zaman belli değil. Buna bir de aile baskısı gibi çevresel faktörler, eşler arası problemler, kadınlık duygusuyla alakalı zorlayıcı bir durum eklenirse, ruh hali depresif ve kaygılı olabiliyor.

 

Tüp bebek tedavisi sırasında psikolojik destek alınmasının faydalarından bahsedebilir misiniz?

Psikolojik destek tüp bebek tedavisinin olmazsa olmazı. Gebelik bir arzu. Aynı zamanda duygularımıza bağlı olarak -fiziksel gerçekliğin yanı sıra- bedenimize izin vermemizle alakalı bir süreç. Psikolojik olarak vücuda ket vurmak gebe kalmayı engelleyebiliyor. Bu sebeple duyguların iyi tanınması, kişinin kendi annelik algısına yolculuk yapması vücuduna izin vermesi için çok faydalı oluyor. Benim çok fazla danışanım terapi sürecinden sonra gerek tüp bebekle gerekse tedavi sırasında farketmeden doğal yolla gebe kaldılar. Psikoloji rahatlayınca vücut da rahatlıyor.

 

Tedavi sırasında alınan hormon ilaçları hastaların psikolojisini etkiliyor mu?

Kesinlikle. Hormonlar psikoloji üzerinde çok etkili. Adet dönemine benzer bir ruh hali oluyor. Onun yanı sıra hormon alımı esnasında kiloda yükselme olması da anne adaylarının beden algısını olumsuz etkileyebiliyor.

 

Tedavisi olumsuz sonuçlanan kişiler seanslar sonrasında ikinci bir deneme yapmaya karar veriyorlar mı? Yoksa bu negatif sonuçla baş etmek için mi sizden yardım alıyorlar?

Terapiye tedaviyle eş zamanlı başladığımızda danışanlar negatif sonuca hazırlıklı oluyorlar. Bu durumla başa çıkma stratejilerini de geliştirmiş oluyorlar. Çünkü terapide her ihtimalin üzerinde durup çalışma yapıyoruz. Sonrasında 1 ay kadar sağlıklı nadas süresini geçirip tedaviye tekrar geri dönülebilir. Ancak tabii ki anne adayının hazır olması önemli. Şayet terapiye önceden başlanmamışsa, negatif sonuç sonrası başlanıp, bir sonraki denemeye ruhen hazır olmak üzerine çalışıyoruz.

 

Çevresinde tüp bebek tedavisi gören kişiler için yakınlarına ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?

Bu süreci tedavi gören kişinin yönetmesini tavsiye ediyorum. O konuşmak isterse konuşur, istemezse konuşmaz. Yakınlarını dahil etmek istedikleri kadar dahil olmalarını öneriyorum. Süreçle alakalı ekstra detay sorular ve gereksiz telkinler tedavi gören kişiyi olumsuz etkiliyor.

 

Uzun süre boyunca hamile kalmak isteyen ama kalamayan kişilere, çevrelerinde olanlar hep şöyle der "Kafana takma, o zaman olursun!"Bu cümlede doğruluk payı olabilir mi gerçekten?

Tabii ki var. Ancak “kafaya takmamak” duyguları düşünceleri kafadan savuşturmak ya da bastırmak anlamına gelmemeli. Onlarla yüzleşmek, kaygıları itiraf etmek ve çözüme ulaştırmak gerekiyor. Ancak o zaman sağlıklı bir “kafaya takmama” hali mümkün olabilir. Biz de terapide bunu sağlamaya çalışıyoruz.

 

Çok fazla stres ve heyecan yapmak tedavi sürecini olumsuz yönde etkiliyor mu? Bir de tabii heyecan ve stres yapmamak mümkün mü?

Hepimizin temel yaşamsal stresler dışında kalan streslere bağışıklığı vardır. Nedir bu temel yaşamsal stresler? Bir yakını kaybetme, göç, ciddi maddi kayıp, boşanma. Bunun dışında kalan stresler tedavi sürecini etkilemez. Zaten tedavinin kendisi stresli bir süreç. Eğer ciddi oranda bir etkileme olsaydı, bugüne kadar hiçbir tüp bebek tedavisi başarılı sonuçlanmazdı. Adaylar bir de bu durumu kendilerine dert etmesinler. Hepimiz stresli bir dünyada yaşıyoruz. Ortalamanın üzerinde bir stress düzeyine bağışıklığımız var.

 

Psikolojik destek aldıktan sonra tüp bebek tedavisinden vazgeçen kişiler oluyor mu?

Tabii ki oluyor. Biraz önce bahsettiğim, kişinin kendi annelik duygusuna yaptığı yolculuk sonucunda aslında kesinlikle çocuk istemediği ve bu sebeple vücuduna ket vurduğu ortaya çıkabiliyor. Kişi bunu farkettiğinde de çok rahatlıyor, vazgeçiyor. Onun dışında ilk çocuğu doğal yolla olup ikincisinde, üçüncüsünde tüp bebeğe başvuranlar oluyor mesela. Tedavi süreci öyle bir psikolojiye sokuyor ki, sanki hiç çocukları yokmuş gibi bir üzüntü içerisinde olabiliyorlar. Terapi sonrasında bu durumun farkına varıp vazgeçebiliyorlar.