YAZI —   |   FOTOĞRAF — JACQUELINE RODITI

Her kadının uzun süre boyunca sadık bir ilişki yaşadığı, bu nedenle rutinine dönüşen güzellik ürünleri vardır. Petitmag ekibinin favorileri hangileri; nedenleriyle açıklıyoruz.

Güzellik malzemelerimizin yer aldığı bölüme dikkatlice bakmak ve aralarından sadece üç tanesini seçmek... Bakım konusunu ciddiye alan Petitmag ekibi için bu, oldukça zor bir konuydu. Ama görev bilinciyle sizlere objektif yorumlarımızı sunmak üzere harekete geçtik ve her an elimizin altında bulunan o kutsal ürünleri belirledik. Karşınızda bizim için vazgeçilmeze dönüşen ürünler; faydaları ve sonuçlarıyla...    

 

EVİN ÖCAL

 

 

BIOLOGIQUE RECHERCHE P50 W

Biologique Recherche ürünlerinin hepsinin birbirinden kaliteli olduğu su götürmez bir gerçek. İçerisinde yüksek oranda ve kalitede ham aktif bileşen var ve suni koku yok. Ayrıca Niacinamide (nikotinik asit) gibi çok fazla ürünün 'içindekiler' listesinde bulamayacağımız oldukça kaliteli içerikleri de BR ürünlerinde bulabilirsiniz. Kimi el değmeyen pahalılıkta ürünlerin içinde bile hala mineral yağ gibi içeriklerin bulunduğunu düşününce fiyat/performans açısından BR ürünlerinin çok iyi olduğunu söyleyebiliriz. 

Peki nedir bu P50W ve ben ne için kullanıyorum?  P50'nin birbirine benzer ama farklı üç tipi var. Ben şu sıralar en hafif içerikli olan P50W kullanıyorum. Aslında kendisi bir exfoliator (Türkçe tabiriyle eksfolyasyon uygulayıcı). Yani cildin doğal yenilenme sürecini hızlandıran epidermisi güçlendiren ve ölü hücrelerinden arındıran bir losyon. Fakat en hafifinin bile bazı ciltlere ağır geldiğine dair yazılar var. Dolayısıyla ufak ufak başlamakta hatta mümkünse uzman birine danışmakta fayda var.

Ben yaklaşık iki yıldır her akşam yıkama işleminin ardından serumdan önce kullanıyorum.

GIORGIO ARMANI LUMINOUS SILK FONDÖTEN

Yaz ayları hariç neredeyse tüm kış kullandığım makyaj ürünü (yazları çoğunlukla renkli nemlendiriciye terfi ediyorum). Tercih etmemin en büyük sebebi çok kolay sürülmesi ve çok doğal durması. Çoğunlukla Beauty Blender ile uyguluyorum ve bazen yine bir iki damla Giorgio Armani'nin Maestro Glow’u ile karıştırıp sürüyorum. Her zaman stokladığım ve elimin her zaman altında olan tek makyaj malzemesi diyebilirim.

SHU UEMURA TEMİZLEME YAĞI

'Double cleansing' denen cildi her akşam iki kere yıkama işlemi aslında güzellik ile ilgili bloglar ve internet sitelerinde sık sık duyduğumuz bir tabir. Benim de uygulamaktan asla vazgeçmediğim bir ritüel. Bu uygulamayı benimseyen ve benimseten uzmanların iddiası şu: İlk yıkama aslında cildinizi temizlemek yani gün boyu üzerinde oluşmuş makyaj ve kir tabakasını cilt yüzeyinden atmak içindir. İkinci yıkama arındırmadır ve cildinizin sonraki işlemlere (nemlendirme vs...) doğru cevap vermesi için gereken bir adımdır. Yani kısaca benim mottom şöyle: Ancak tüm gün makyaj yapmadan ve sokağa adım dahi atmadan ev ortamında oturduysam (yani kısaca hiçbir zaman!) yüzümü akşam bir kere yıkamak. Aksi takdirde yani makyaj yaptığım veya dışarı çıktığım her gün yüzümü iki kere yıkıyorum.

İşte bu noktada birinci yıkama aşaması için yılların vazgeçilmez ürünü Shu Uemura'nın temizleme yağı devreye giriyor. Hassas ciltler için dengeleyici özelliği taşıyan bu yağ ile göz makyajımı ve rujumu dahi kolayca temizleyebiliyorum. Üstelik nefret ettiğim o 'maskarayı pamukla temizleme' (bir yandan cildi haşat etme) hareketini de yapmamış oluyorum. Elime iki-üç pompa yağ sıkıp kuru cildime iyice yediriyorum. Ardından elime yavaş yavaş su alıp yağı makyajla birlikte yıkıyorum. Henüz cildim ıslakken ikinci yıkama adımına geçiyorum. Bu noktada kullandığım ürün genelde Emma Hardie Moringa Balm veya Kiehl's Ananas Papaya Arındırıcısı oluyor.

 

TUĞÇE KAYAR

 

 

SHISEIDO ANTI-DARK CIRCLES GÖZ KREMİ

Uykumu alsam ya da dinlenmiş olsam da göz çevremdeki koyu halka görünümünü hiçbir zaman engelleyemedim. Bu küçüklüğümden beri böyle ve sanırım sebebi genetik. O nedenle göz altlarımı concealer ile aydınlatmadan evden çıktığım gün sayısı nadirdir. Ancak bu durum makyaj artisti Ali Rıza Özdemir’in beni Shiseido Anti-Dark Circles göz kremiyle tanıştırdığı gün değişti... Ona concealer’sız yaşayamadığımdan bahsettiğimde yaptığı her makyaja, tüm cilt tipleriyle uyumlu olduğu için göz altına çok az bir miktarda Shiseido Anti-Dark Circles sürerek başladığından bahsetmişti. Bir de zaman içinde bu ürünün koyu halkaları azaltacağından. Hatta o gün göz altlarıma Shiseido kremi sürdükten sonra fırçayla SPF içeren Mac Studio Finish Concealer’ı uygulamış ve gözlerimde çok doğal bir aydınlanma yaratmıştı. Tüm bu ürünleri işte o gün bakım rutinime ekledim. Sonuç? Her sabah ve akşam yatmadan yüzümü temizledikten sonra göz altlarıma uyguladığım Shiseido Anti-Dark Circles’ı kullanmaya başlayalı henüz beş-altı ay oldu. Kısa süre geçmiş olmasına rağmen etkisini daha az yorgun görünen göz altlarımdan ve azalan koyu halkalardan gözlemleyebiliyorum. Bu sayede concealer kullandığım günlerin sayısı da azalmış oldu.

YVES SAINT LAURENT TOUCHE ÉCLAT BLUR PERFECTOR

Uzun süre boyunca makyaj çantamın demirbaşı Yves Saint Laurent’ın Touche Éclat’sıydı. Ne var ki hayatıma, markanın iki yıl önce ürün gamına eklediği Touche Éclat Blur Perfector girdi. Ve Touche Éclat’yı tahtından etti. Pembe mermer görünümlü kapağının ne kadar estetik olduğunun hiçbir önemi ya da bize bir faydası yok; biliyorum. Ama Blur Perfector’ın göz zevkine hitap eden bir tasarımı olduğunu ayrıca belirtmeliyim. Peki bu ürün ne işe yarıyor? Öncelikle benim gibi hiç fondöten kullanmayan biriyseniz ve sadece bakımlı, pürüzsüz, dengeli cilt rengine sahip, hafif renklenmiş bir cilde ulaşmak istiyorsanız Yves Saint Laurent Touche Éclat Blur Perfector tam size göre. Ben bu ürünü arkadaşlarıma doğal Photoshop diye anlatıyorum. Balm halinde pudra gibi düşünebilirsiniz. Uçuk pembe arası bir tonda, mat ve flu bir finiş yaratıyor. Yani ne fondöten kadar ağır ne de pudra gibi kuru bir görünüm veriyor. Aslında bu ürün aynı zamanda mükemmel bir primer; dilerseniz üzerine biraz daha renklenmek için allık uygulayabiliyorsunuz.

AESOP RESURRECTION AROMATIQUE EL KREMİ

Çantamdan asla ayırmadığım, gün içinde her an benimle olan tek ürün. Sanırım bakım konusunda ellerin benim için ilk sırada olması bunun en önemli nedeni. Her ne kadar güzellik ritüelleri kendimi iyi hissetmemi sağlasa da, bakım (manikür, kuaför, saç ve cilt bakım) salonlarında zaman geçirmekten çabuk sıkılan ve bu süreçleri minimum zaman kaybında tutmaya çalışan biriyim. Bu nedenle kendi kendime şöyle bir formül geliştirdim: Sık sık manikür yaptırmak yerine ellerimi gün içinde daha çok nemlendirmek. Bu sayede manikür rutinimi, 20 günde bir olarak revize ettim. Sabah evden çıkarken, gün içinde ofiste ve hatta toplantı sırasında, ellerimi her yıkadığımda, gece yatmadan önce... Aesop Resurrection Aromatique el kremi neredeyse altı yıldır her gün benimle. Zengin botanik esansı ve aşırı yumuşatıcı etkisiyle ellerimi kadife yumuşaklığına ulaştırıyor. Aesop’un farklı içerikte el kremleri de var ancak bu versiyonu sık kullanım için formüle edilmiş. Dolayısıyla fazla kullanmak ciltte herhangi bir tahrişe ya da iritasyona neden olmuyor. Tatlı badem yağından lavanta yağına, soyadan havuç yağına, içeriğinde upuzun ve zengin bir eczane formülü bulunuyor. Avustralya menşeli markayla ilgili en sevdiğim şeylerden biri de yurt dışındaki mağazalarını ziyaret etmek. Yolunuz düşerse Milano’daki misket limonu renkli şubesini ziyaret etmenizi öneririm zira tasarımı İtalyan tasarım ofisi Dimorestudio imzası taşıyor.    

 

ECE CANDAN

 

 

KIEHL’S MIDNIGHT RECOVERY CONCENTRATE SERUM

Bir yıldır kullandığım Kiehl’s Midnight Recovery Concentrate serumu haftada iki ya da üç kez, akşam yatmadan önce kullanıyorum. Sabahları ipek gibi bir cilde uyanmak harika bir his. Ayrıca içindeki lavanta yağının kokusuna bayılıyorum ve yatıştırıcı özelliğiyle çok daha rahat ve güzel uyuyorum.

CAUDALIE ANTI-WRINKLE NEMLENDİRİCİ

Sabahları nemlendiricimi sürmeden evden çıkmıyorum. Cildim çok kuru olduğu için yüzümü yıkadıktan sonraki ilk işim cildimi nemlendirmek. Hassas ve açık renk bir tene sahip olduğum için ilkbahar ve yaz aylarında yüksek korumalı güneş kremleri üzerine sürdüğüm nemlendiricileri, sonbaharın gelmesiyle tek başına kullanmaya başlıyorum. Caudalie’yi tercih etmemin en önemli nedeni SPF özelliği ve içerdiği polifenol. Ayrıca yine çok güzel ve taze kokması. Gün boyunca yenilenmiş gibi hissetmemi sağlıyor.

DR. MURAD ESSENTIAL C CLEANSER YÜZ TEMİZLEME JELİ

Yüzümü temizlemeden asla uyumam. Uykusuzluk, yorgunluk ya da çok geç bir saat cildimi temizlememe engel değildir. Dr. Murad yüz temizleme jeli uzun zamandır, son birkaç yıldır gece rutinimde. İçerdiği C vitamini tanecikleriyle çok derin temizleme özelliğine sahip. Ayrıca çok güzel bir kokusu var.

 

 

JACQUELINE RODITI

 

 

DIOR SKIN NUDE AIR FONDÖTEN SERUM

Dior Skin Nude Air’den vazgeçemememin sebebi hem krem kadar ince yapılı hem de birçok fondötenden iyi kapatıyor olması. Nemlendiricimin üzerine sürmeme rağmen kolayca emiliyor ve çok doğal, sağlıklı bir görünüm veriyor. Her gün kullanmak için çok uygun çünkü hafif bir ürün.

LE LABO OUD 27

Le Labo'nun Oud'u favori parfümüm. İlk kez satın aldığım günden beri başka bir parfüm denemedim. Ve kullandığım her an etrafımdaki kişiler parfümümü merak edip ne kullandığımı soruyorlar. Bence kokusunda gizemli ve karanlık ama bir yandan da yumuşak bir hava var. Bu nedenle çok bağımsız ve özel bir koku. 

BUMBLE AND BUMBLE SURF SAÇ SPREYİ

Bumble and Bumble saç spreyini banyodan sonra nemli saçlarıma sıkıyorum. Saçlarımın doğal dalgasını denizden çıkmış gibi yapıyor ayrıca saçıma hacim veriyor. Bu doğal dalgalı görünüm günlük kullanım için çok pratik.