Ürün sepete eklendi

Evin ve Vera ile Katı Gıdaya Geçiş Rehberi

YAZI —   |   FOTOĞRAF — GÖZDE KUMRU GEDİKOĞLU

Söz konusu annelik olunca net sınırları olan söylemlerden, hele ki öğretilerden uzak durmaya çabalıyorum. Biliyoruz ki doğrular kişiden kişiye, hatta doktordan doktora değişiyor. Ben bu gibi durumlarda hem okuduklarım hem danıştıklarım doğrultusunda, en fazla aklıma yatan yöntemleri kızlarımı gözlemleyerek deneyimlemeye çalışıyorum. Bu yazıda, büyük kızım Mila'da (şuan 4.5 yaşında) ilk kez tecrübe ettiğim, şimdilerde ise küçük kızım Vera (10 aylık) için deneyimlediğim, oldukça rahat ve keyifli geçirdiğimiz katı gıda sürecinin genel detaylarından bahsedeceğim. Sonra paylaşacağımız yazılarda bu süreçte en sık kullandığımız ürünler ve Vera'nın favorisi tarifler olacak.

 

BESLEME / 'BESLENME' YÖNTEMİ

Büyük kızım Mila katı gıdaya başlamadan Bebek Liderliğinde Beslenme (BLW) kitabını çok severek okumuş, ancak sürdürülebilirlik açısından oldukça zor bulmuştum. Katı gıdaya başladığımızda tamamen BLW uygulamak yerine, BLW ve kaşıkla yedirme yöntemlerini karıştırarak, eş zamanlı deneyimlemeyi tercih etmiştim.

Vera altı aylık olduğunda da katı gıda serüvenine tamamen aynı şekilde başladık; yani hem kendi yemesine fırsat vererek, hem de yoğurt, çorba gibi yemekleri kaşıkla yedirerek. Pişirdiğimiz yemeğin içindeki sebze ve meyveleri BLW güvenlik kurallarına uygun bir şekilde önüne koyuyor, böylece besinlerin tek başına rengini, dokusunu, şeklini keşfetmesine ve kendi yemesine fırsat vermiş oluyoruz.

Bu esnada Vera'ya yeterli özgürlüğü sağlamak adına dikkat ettiğim birkaç nokta var. Eğer Vera'nın kaşığa uzandığını hissediyorsam, kaşığı eline almasına izin veriyorum. Hatta sofraya genellikle iki kaşıkla oturuyor, bir kaşığı onun eline veriyor, bir kaşığı da kendi elime alıyorum. Yemeğe dokunmak isterse dokunmasına izin veriyorum. Kaşıkla önerdiğim yemeğe ilgisiz olduğunu hissedersem en fazla iki kez daha teklif edip yemeği sonlandırıyorum. Doyduğunu hissettiğim veya önündeki yemeği yemek istemediğini hissettiğim esnada onu zorlamıyorum, çeşitli oyunlarla dikkatini dağıtarak yemek yedirmekten kaçınıyorum. Sevmediği sebze ve meyveleri bir - iki hafta zaman geçtikten sonra tekrar deniyorum. Evin hep aynı yerinde yemek yedirmeye ve her öğün için mama sandalyesine oturtmaya özen gösteriyorum.

 

YEMEK KONUSUNU BİR SAVAŞA DÖNÜŞTÜRMEMEK

Sanırım beslenme konusunda en dikkat ettiğim konu bu. Ben her türlü beslenme aşamasında (emzirme, biberon, katı gıda), miktarlara bağlı kalmaktansa Vera'yı gözlemleyerek ve beslenmeyi onun kontrolüne bırakarak ilerlemeyi tercih ettim. Emzirirken emzirme uzunluğundan çok doyduğundan emin olduğum noktaya kadar emzirip, sonrasında sindirim sistemini dinlendirecek süreler bırakmayı, biberonla cc'lere takılı kalmadan, doyduğunu hissettiğim an durmayı, doktorumuzun 'bir kase sebze yemeği' olarak yazdığı öğünü bazen tek kaşıkla sonlandırmayı, zor da olsa kendimi eğiterek başardım.

Bu konuda önem verdiğim bir diğer nokta da yemek esnasında Vera'yla iletişim halinde olmak. 'Vera havucu çok beğendi, nasıl da güzel yiyor, bu çorba pek hoşuna gitmedi galiba, o zaman bu çorbayı kaldıralım' gibi cümlelerle, onu anladığımı ve onun isteklerine saygı duyduğumu göstermeye çabalıyorum. Bu şekilde onun da bana olan güvenini kaybetmeden önümüzdeki uzun beslenme yolculuğuna devam etmek ve yemek saatlerini bir savaşa dönüştürmemek benim için çok önemli.

 

ALIŞVERİŞ & PLANLAMA

İki çocuklu bir ailenin market alışverişi oldukça planlı olmayı gerektiren bir konu. Fakat her ne kadar planlı olup haftalık ve aylık alışverişimizi önceden planlasak da, son dakika eksikler çıkabiliyor. Söz konusu çocukların beslenmesi olunca, kendimize yaptığımız gibi 'ne varsa onu pişirelim' diyemiyor, ve planladığımız yemeklerin malzemelerini yine en kolay şekilde temin etmenin yollarını arıyoruz. Bunun için de birçok konuda olduğu gibi en büyük kurtarıcımız tabi ki online alışveriş!

Taze Direkt Mila katı gıdaya başladığında en büyük kurtarıcım olmuştu. Her Pazartesi sabahı ofise gelir, ilk iş haftalık market siparişimizi verirdim. Son anda çıkan eksikler için de iş çıkışı markete koşturmak yerine oturduğum yerden sipariş verebilmek benim için en büyük lükstü. 

Vera'nın katı gıda dönemi başladığından beri de her hafta başı ertesi gün teslim edilmek üzere haftalık meyve, sebze, yumurta, süt ürünleri ve belli gıda siparişlerimizi (bulgur, yulaf, kuru meyve) buradan veriyorum. Taze Direkt'in en sevdiğim özellikleri, kapıda ödeme seçeneğinin olması (böylece ev dışında olduğum zamanlarda da kolayca sipariş verip ekrandan ödeme aşamasını atlayabiliyorum), mevsim meyve sebzelerinin organik seçeneklerinin olması, Vera ve Mila için kullandığım ve marketlerde her zaman bulunmayan 'keçi' ürünlerinin (keçi sütü, keçi yoğurdu, keçi tereyağı) bulunması ve ürünlerin her zaman lezzetli ve taze gelmesi!

Vera'nın beslenmesini haftalık listeler yaparak planlıyorum. Her haftanın başında o hafta boyunca yiyeceği öğünleri bakliyat, et, tahıl, sebze ve meyve dengelerini düşünerek yazmak hem sabahları iş ve okul öncesi kaosunda 'bugün ne pişecek' derdini ortadan kaldırıyor, hem de alışveriş yapmayı oldukça kolaylaştırıyor. Vera için düzenli kullanılan ürünleri (yoğurt yapmak için kullandığımız süt, kahvaltıda yediği yumurta gibi) her zaman haftalık siparişe dahil ediyorum. Bunun dışında Vera için kullandığımız bulgur, yulaf, kuru kayısı ve sebzeli makarna gibi paketli ürünleri Ikea'dan aldığım vakumlu cam kavanozlarda üzeri etiketli bir şekilde bulundurmak, azaldığında kolayca farkedip tekrar sipariş vermeme yardımcı oluyor. 

Yemekleri büyük porsiyonlarda yapıp dondurmak da sık kullandığımız bir yöntem. Köfteler, sebze yemekleri, çorbalar doğru şartlarda dondurulduğunda besin değerini kaybetmeden bebeğinize sonraki günler için kurtarıcı öğünler olabilir. Sulu yemekleri havası alınmış şekilde anne sütü saklama poşetlerinde dondurmak bence en basit yöntemlerden biri. Bunun dışında bebek gıdasına teması uygun markaların yine vakumlu saklama kapları da bu iş için ideal. Kuru erik suyu, et veya sebze suyu gibi besinleri ise buz kalıplarında dondurup sonrasında küpler halinde ağzı kilitli buzdolabı poşetlerinde koyuyoruz ve ihtiyaç durumunda yemeklerine ekliyoruz. 

AYLIK BESLENME PLANLARI

Hepimizin bildiği gibi aylık listeler bebeğinizi takip eden doktor tarafından verilmeli ve alerji gibi durumları da göz önünde bulundurarak bu listeler bebeğe özel planlanmalı. Vera'nın doktoru anne sütü alımı, alerji durumları, sindirimi, uykusu, kilo takibi bilgileri dahilinde aylık planlar hazırlıyor ve biz de buna göre ilerliyoruz. Bu listeler Vera'nın gelişimine göre hazırlanmış olduğu için sizin bebeğiniz için farklı olabilir, dolayısıyla detaylarıyla paylaşmak yerine kısaca nasıl ilerlediğimizden bahsetmek daha doğru olacaktır.

Vera katı gıdaya altıncı ayda üç-dört çeşit mevsim sebzesi ve üç-dört çeşit mevsim meyvesi ile geçiş yaptı. Öğle yemeği için sebze, öğleden sonra ise meyve tattırarak başladık. Başlangıçta bizim için en önemli noktalar Vera'nın anne sütü dışındaki yiyeceklerle yumuşak bir geçişle tanışmasını sağlamak ve olası bir kabızlık problemini önlemek için her sebze öğünüyle doktorumuzun belirttiği miktarda zeytinyağı vermekti. İlerleyen aylarda, her zaman mevsim dahilinde olmak üzere, meyve ve sebze çeşitleri arttı, menüye et eklendi, sonrasında kahvaltı ve yoğurt derken, şimdilerde aslında bizim yediğimiz yemekleri bebek beslenmesi kurallarına uygun şekilde yiyor diyebilirim.

 

YEMEKLERİ PİŞİRME & HAZIRLAMA

Bundan dört sene önce büyük kızım Mila'nın altı aylık doktor kontrolünde doktorumuz 'blender'ı hayatınıza sokmayın' demişti. Bebek beslenmesi ile ilgili bilgilerimin okuduğum bir-iki kitaptan ibaret olduğu o dönemde bana verilen en net ve doğru tavsiyeydi. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, annelikte esnetilemez kurallardan her zaman kaçındığım için bu tavsiyenin başka bebekler için uygunluğunu bilmem mümkün değil. Neticesinde doktorumuz bizi ve bebeğimizi tanıyarak bu tavsiyeyi vermiş olabilir ve bu tavsiye başka bir aile için doğru sonuç vermeyebilir.

Biz doktorumuzu dinledik ve Mila için blender'ı çorba hazırlamak dışında kullanmadık. Vera altı aylık olduğunda da aynı şekilde tüm sebzeleri küpler halinde pişirerek sonrasında tabakta çatalla hafifçe ezerek vermeye başladık. Bunu yaparken her zaman büyük parçalar halinde pişmiş birkaç sebzeyi de tepsisine koyarak kendi yemesine fırsat verdik (olası tehlikeleri önlemek için bu yiyeceklerin nasıl hazırlandığı ile ilgili gerekli kaynaklardan faydalanabilirsiniz). Blender'ı, yani püre yapma işlemini yemek hazırlama sürecine dahil etmeyince, 'pütürlü & pütürsüz' kavramları hayatımıza girmemiş oldu.

Vera'nın yemekleri çoğunlukla döküm tencerede pişiyor. Buharda pişirme en sık kullandığımız diğer bir pişirme yöntemi. Buharda pişirme yapmak için evde senelerdir kullandığımız bir buharlı pişirici kullanıyoruz. Blender ve buharlı pişirici bir arada olan bebek yemeği hazırlamak için özel üretilmiş gereçler yerine, uzun seneler boyunca kendi yemeklerinize de kullanabileceğiniz alternatifler tercih etmenizi tavsiye ederim. Buzdolabında veya erzak dolabında saklanan besinlerini cam kavanozlarda, buzlukta saklanan besinlerini ise anne sütü saklama poşetleri ve kaplarında muhafaza etmeyi tercih ediyorum.  Haftalık yemeklerinde kullandığımız ve ön hazırlık gerektiren yiyecekleri (kuru kayısı veya erik püresi, sebzeli et / tavuk suyu, un haline getirilmiş yulaf gibi...) önceden hazırlamak her yemek pişirme esnasında oluşacak vakit kaybını önlüyor. Vera için bir yemek hazırlayacakken 'bebek maması' gibi karışımlar hazırlamak yerine, kendi yediklerimizden yola çıkarak lezzetli yemekler yaratmaya çalışıyorum. Sebzeli mücver, köfteli çorba, kabak ve biber dolması, sebzeli köfte gibi hem çeşitli kaynaklardan esinlenerek hem de kendim deneye yanıla oluşturduğum tarifleri eğer güzel sonuç alırsam Vera ve Mila için tuttuğum yemek defterine yazıyorum, böylece sonrasında hem kendim hem de bir başkası aynı tarifi rahatlıkla yapabiliyor.

Tüm bunlar dışında, çocuklu hayatta en sevdiğim maceralardan biri yemek diyebilirim! Bizim evimizde hali hazırda çok keyif aldığımız bu 'yemek' konusuna çocukları da dahil ediyor olmak benim için çok kıymetli bir deneyim. Vera'nın bizim de yemek saatimize denk gelen öğünlerinde hep birlikte sofraya oturmaya özen gösteriyoruz. Ben beslenme sürecine çocuk bakımında stres yaratacak bir bakım unsuru gibi yaklaşmaktansa, bu sürecin tüm aile için oldukça keyifli ve bağlayıcı olduğunu hatırlayarak ilerlemeye çalışıyorum. Çocukları yaşları müsaade ettikçe yemek hazırlama sürecine, market alışverişine dahil etmek, yeni tatlar denemelerine fırsat vermek gibi detaylara özen gösterince, bizim de ebeveynler olarak keyif aldığımız yemek saatleri çocuklar için de güzel bir deneyim haline gelmiş oluyor.