Ürün sepete eklendi

Danimarka'da Bebekler Neden Dışarıda Uyutuluyor?

YAZI —

Danlara ve hatta bütün İskandinavlara göre bebeklerin dışarıda vakit geçirmesi için asla kötü hava yoktur, sadece yanlış kıyafet vardır! Doğdukları andan itibaren bebekleri soğuğa alıştırılmasının nedenlerini 2012’den beri Kopenhag’da yaşayan Aslı Sezgin anlatıyor…

1997 senesinde Danimarkalı Anette Sørensen Habel 14 aylık kızı Liv ’i New York’ta oturduğu cafenin dışında pusetinde uyur halde bıraktığı için çağırılan polis tarafından tutuklandı. O dönem Amerikan medyası genç anneyi ihmalkarlıkla suçladı; Danimarkalılar ise Anette’in tutuklanıp Liv’den zorla ayırılmasını hiçbir şekilde kabul etmedi. Anette çıkarıldığı mahkemede kendini çok net bir şekilde “Biz Danimarka’da böyle yapıyoruz” diye savundu. Dört günlük ayrı kalmanın ardından Anette, Danimarka’ya dönmeyi kabul etmesi şartıyla kızı Liv’e tekrar kavuştu.

Peki gerçekten Danimarka’da bebeklerin dışarda uyutulması hatta cafelerin, mağazaların önünde bırakılması normal mi?

Evet, böyle bir gelenek var! Benim bunu deneyimlemem ise kızım Mila’nın yuvaya başlaması ile oldu. Buradaki sisteme göre bebekleri 8-9 aylıktan itibaren yuvaya göndermeye başlayabiliyorsunuz. Mila yuvaya 1,5 yaşında başladı. İlk tanışmaya gittiğimiz gün okulun düzeni anlatılırken bahçede pusetlerin olduğu bölüme geldiğimizde oraya "uyku bölümü" demeleri ile yaşadığım duygu karmaşasını anlatmam pek mümkün değil. Dünyanın sayılı soğuk iklimlerinden birinde olmamız, Mila’nın Türkiye’deki yaşıtlarına göre yuvaya erken başlıyor olması, o soğukta nasıl ve asıl önemlisi neden dışarıda uyutuldukları, "Acaba yanlış bir yuva mı seçtik?" gibi binlerce düşüncenin aklımda dönmesine neden oldu. Ben bu düşünceler içinde kendimle hesaplaşırken pedagog bütün sakinliği ile dışarıda uyku için alınması gereken kıyafetlerden bahsediyordu. Düşüncelerimi toparlayıp kendisine bunun sebebini sorduğumda ise hiç duraksamadan bebeklerin en önemli ihtiyaçlarının uyku olduğunu ve dışarıda uyuma geleneğin bebeklerin uyku kalitesini artırdığını söyledi. İki yaş ve üstü çocukların ise içerideki uyku odalarında uyuduklarını belirtti.

Kapalı alanlarda mikroorganizmaların daha çok olması, bebeklerin temiz havada daha kaliteli ve uzun uyumaları, kapalı alanlardaki hava ve gürültü kirliliğinden uzak olmaları gibi nedenlerle bu yöntem hala aktif bir şekilde Danlar tarafından uygulanıyor. Mevsim ayırmaksızın uygulanan bu gelenek ile ayrıca bebeklerin bağışıklık sistemlerinin güçlendiği de savundukları tezler arasında. Danlara -ve hatta bütün İskandinavlara göre- dışarıda olmak için asla kötü hava yoktur, sadece yanlış kıyafet vardır! İyi giyinildiği sürece bebekler, çocuklar ve yetişkinler senenin her zamanını dışarıda geçirebilirler. Sağlık Bakanlığı ise –10 dereceye kadar bebeklerin dışarıda uyutulmasını destekliyor.

 

 

"Kapalı alanlarda mikroorganizmaların daha çok olması, bebeklerin temiz havada daha kaliteli ve uzun uyumaları, kapalı alanlardaki hava ve gürültü kirliliğinden uzak olmaları gibi nedenlerle bu yöntem hala aktif bir şekilde Danlar tarafından uygulanıyor. Mevsim ayırmaksızın uygulanan bu gelenek ile ayrıca bebeklerin bağışıklık sistemlerinin güçlendiği de savundukları tezler arasında."

 

Ayrıca şehir içindeyken eğer pusetle işlerinizi hallediyorsanız ve çocuğunuz pusette uyumuşsa, puseti mağazanın veya marketin önünde bırakıp işinizi halledip çıkabilirsiniz. Hatta içeriden puseti görebileceğiniz bir yerde oturursanız kafede, restoranda kahvenizi içip yemeğinizi bile yiyebilirsiniz. Bu durum sokaktaki kimsenin dikkatini çekmez, kimse sizi yadırgamaz, New York’ta yaşanan olay gibi kimse polisi aramaz ve en önemlisi kimse çocuğunuza zarar vermez.

Çocuk gelişiminde dışarıda geçirilen zamanı artırmak, her yaştaki çocuğun her gün mutlaka dışarıda zaman geçirmesini sağlamak Kopenhag’da en dikkat edilen hususlardan. Hatta üç yaş ve üstü çocukların gittiği anaokullarında şehrin biraz dışındaki orman içlerindeki okullar bu sebeple daha çok tercih ediliyor. 

Ebeveynlere düşense yeri geldiğinde yatak görevi görecek büyük ve konforlu bir puset almak. Ayrıca çocuğunuzu adeta bir lahana bebeğe çevirmek de en önemli göreviniz. İpek ve yün karışımlı yumuşacık fanila ve içlikler, mont yerine giydirilen tulumlar, boyunlu bereler alışverişlerinizin vazgeçilmezi oluyor.

 

Benim tecrübeme gelirsek…

Hiçbir zaman benim bile dışarıda vakit geçirmeye tahammülümün olmadığı havalarda kızlarımın dışarda uyuması fikrine çok olumlu bakamadım. Havalar çok soğumaya başlayana dek dışarda uyumalarına bir şekilde gönlüm razı oldu ancak daha sonrasında yaşlarının içeride uyuma dönemine yaklaşmasıyla içeri geçmelerini istediğimi belirttim ve bu konuyu böyle hallettik. Bu süreçte daha çok dışarıda uykuya geçişin hem Mila açısından hem de pedagoglar açısından daha kolay ve sancısız bir yöntem olacağını düşündüm. Sıra küçük kızım Maya’ya geldiğinde ise zaten bu durumun şaşırtıcılığını atlatmıştım ve hazırlıklıydım. Dolayısıyla benim için daha kolay bir süreç oldu. Onun düzeninde de Mila’yla aynı sistemi sürdürdük: Yuvaya başladığı yaz aylarında ve devam eden sonbaharda dışarda daha sonrasında içerde olarak. Ama yuvadan edindiğimiz günlük bilgilerle gerçekten evdekinden daha uzun süre uyuduklarını görmüş olduk.

Yuva dışında bahçede ya da balkonda uyutmayı denemedim bile. Dışarıda sadece pusetle dışarda gezerken uyudular ve bazen bu süreçte puseti dışarıda bırakıp girip bir kafeden kahvemi aldım ya da bir marketin önünde görebileceğim şekilde bırakıp çabucak bir alışveriş yaptım. Elbette bunda Kopenhag’ın verdiği güven duygusunun etkisi de yüksek.