YAZI —

Hazır olun, çünkü oldukça uzun olacak! Fakat bu yazı tek solukta okumanız için değil; yolunuz bir gün çocuklarla (ve tabii çocuksuz da) gezmenin eşsiz olduğu bu şehre düşerse, burada tüm detaylarıyla hazırlanmış bir rehber olduğunu ve her zaman açıp bakabileceğinizi bilin diye hazırlandı. 

Çocuklarla gezmenin tadına varabileceğiniz en keyifli ve çocuk dostu şehirlerden Londra'ya hoş geldiniz… Öncelikle şu notu düşmek istiyorum: Londra’da pusetle / yürüyerek gidemeyeceğiniz hiçbir yer yok. Şehrin her noktasında, geniş ve dümdüz kaldırımlardan yürümek teorik olarak mümkün. Pratikte geçerli olmadığı anlarda da ikonik siyah taksilere ya da kırmızı otobüslere -puseti katlama ve kaldırma derdi olmadan, tek hamleyle- binebilirsiniz. Ayrıca biz şimdiye kadar çocuklar için uygun olmayan bir tek restorana bile rastlamadık. İstanbul’un en uğrak yerlerindeki çoğu cafe’de bile mama sandalyesi olmadığını düşünürsek; aslında biz anneler için oldukça rahatlatıcı bir detaydan bahsediyoruz.    

Mila bayıldığı çift katlı otobüste...

Yazıda özellikle Londra'nın en turistik yerleri olan Buckingham Palace, Big Ben, London Bridge gibi yerlerden bahsetmeyeceğim. Hepsi kolaylıkla bulabileceğiniz ve hakkında detaylı bilgiye ulaşabileceğiniz yerler.    

 

PARKLAR

Londra'nın tartışmasız en güzel yanı parkları. Hyde Park, St James's, Park Regent's, Battersea Park... Çoğunda göletler, geniş oyun ve piknik alanları, cafeler var. Dolayısıyla hiçbir program yapmadan yanınıza sadece biraz yiyecek, kitap ve çocuğunuzun bisiklet veya scooter'ını alarak herhangi birinde saatlerinizi geçirebilirsiniz.    

Eğer hava güzelse Hyde Park'taki gölette bir kano gezintisine çıkabilir ve sonrasında göl kenarındaki Serpentine Bar and Kitchen'da bir şeyler atıştırıp kahve içebilirsiniz. Bahar ve yaz aylarında Serpentine Cafe'nin önünde müthiş bir dondurmacı oluyor, denemenizi tavsiye ederim. Parkın hemen batısında bulunan Kensington Gardens'taki Diana Memorial Playground tek kelimeyle harika! İçindeki dev gemi çocuklar için müthiş bir aktivite alanı. 

St. James's Park belki yerinden dolayı bizim Londra'daki favori parkımız. Yorgun bir günün ardından bile eve gitmeden önce genellikle parktaki göle ve ördeklere uğrarız. Scooter'a binmek, temiz hava almak ve içindeki küçük oyun alanında vakit geçirmek için diğer parklara göre daha sakin ve huzurlu.

Battersea Park’ta da hem büyük hem küçük çocuklar için oyun alanları (Adventure Playground ve Children Playground) ve kum havuzu bulunuyor. Ayrıca parkın içinde çocuklara özel küçük bir hayvanat bahçesi de var. Mutlaka uğramanız gereken adreslerden.    

 

TİYATRO

Londra'ya çocuğunuzla geliyorsanız Little Angel Theatre'ın programına bakmadan gelmeyin derim. Birçok favori çocuk kitabının tiyatrosunu izlemek ve birbirinden güzel interaktif oyuna katılmak için harika bir adres. Little Angel’dan çıkınca hemen yakınlarda bulunan Upper Street’in yolunu tutup mağaza ve cafeleri keşfedebilirsiniz. Mesela Ottolenghi güzel yemek, tatlı ve kahve keyfi yapmak için iyi bir alternatif. Aynı sokakta çok güzel bir Petit Bateau mağazası olduğunu da belirtmek gerek.

Little Angel Theatre dışında, ticketmaster.co.uk sitesine geleceğiniz tarihleri işaretleyip etkinliklere göz atarsanız çocuğunuzun ilgi alanına göre bir şey bulmamanız neredeyse imkansız. Gruffalo, The Tiger Who Came to Tea, Peppa Pig, Stick Man gibi kitapların ve çizgi filmlerin gösterileri ve tiyatroları oluyor.

Biz en son gidişimizde Hyde Park'taki Winter Wonderland parkının içine kurulmuş kapalı buz pateni alanında, Cindrella masalının harika bir buz pateni gösterisine denk geldik ve Mila 50 dakikayı soluksuz izledi.    

 

MÜZELER

Londra'yı çocuklar için mükemmel bir şehir yapan bir diğer etken de müzeler ve onların çocuklara ayrılan bölümleri... Seyahatinizden önce müzelerin internet sitelerinden o dönemde gerçekleşecek aktivitelere göz atıp daha kolay program yapabilirsiniz.

Natural History Museum Londra'nın şüphesiz en popüler müzesi. Doğal yaşam ve dünya oluşumuyla ilgili eserlerin yer aldığı müzenin hem mimarisi hem de içerdeki çeşitlilik çocuklar için görsel şölen niteliğinde. Fakat özellikle hafta sonları çok kalabalık oluyor. Mümkünse burayı hafta içi bir güne denk getirmekte fayda var.   

Science Museum küçük çocuklar için en keyifli müzelerden. Bilimsel keşiflerle dolu interaktif aktiviteler hem çocukların ilgisini çekiyor hem de oldukça öğretici. Üç-altı yaş çocuklar için su, ışık ve ses oyunlarından oluşan ayrı bir bölüm var ve burada oynarlarken çeşitli deney ve gözlemler yapabiliyorlar. Science Museum'da daha büyük çocuklar için de 3D Imax bir sinema salonunda dönemsel olarak bilim ve teknolojiye dair gösterimler yapılıyor.

Mimariden sanata geniş bir seçkisi bulunan Victoria and Albert Museum kulağa çocuklar için uygun gibi gelmeyebilir. Ama bu sizi yanıltmasın; V&A'de çocuklar için düşünülmüş pek çok şey var. Beş yaşından büyük çocuklar için ödüllü 'back-pack' ve daha küçük çocuklar için 'agent-animal' aktivitesini incelemek için müzenin sitesine göz atabilirsiniz. 'Theatre Collection' ise küçük çocuklara farklı sahne kostümlerini deneme imkanı veren başka bir bölüm.

London Transport Museum için Londra'nın en havalı müzelerinden diyebiliriz! Londra'nın 200 yıllık gelişen taşımacılık tarihini keşfedebileceğiniz, çocuklar için de güzel detaylar ve oyunlar sunan bu müze mutlaka uğramanız gereken bir adres.    

 

DİĞER AKTİVİTELER         

Londra’nın kuzeyinde bulunan Kentish Town City Farm ise yine çocuklar için favori adreslerden. Burası içinde otlaklar, binicilik sahası, göleti ve çeşitli bahçeleri bulunan kocaman bir çiftlik. Çocuklar hayvanlar ve doğayla ilişki kurarken çeşitli sanat aktivitelerine, oyunlara veya yemek derslerine katılabiliyor.

Eğer Londra ziyaretiniz kışa denk geliyorsa, Kasım ortasında açılan Winter Wonderland'e uğramadan dönmeyin. Harika bir kış pazarı olan Winter Wonderland'de her sene farklı oyuncaklar ve gösteriler oluyor. Ayrıca çok keyifli bir buz pateni alanı var.

London Zoo ve Sea Life London Aquarium Londra’ya giden çocuklu aileler için liste başını çeken yerlerden. Sea Life kapalı bir alanda olduğu için hava durumundan bağımsız şekilde gezebilirsiniz. London Zoo’ya havanın güzel olduğu bir gün giderseniz, burası hayvanat bahçesi olmanın ötesinde, içindeki parkları ve atlı karıncasıyla size uzun süre eğlenme imkanı tanıyor. Sonrasında Regent’s Park’a uğramak da çok keyifli olacaktır.    

 

ALIŞVERİŞ

WATERSTONES

Londra'da aklınızda hiç alışveriş yapmak yoksa bile büyük bir Waterstones mağazasına uğramadan dönmeyin.. Kendiniz için de mükemmel kitaplar ve kırtasiye malzemeleri bulabileceğiniz Waterstones mağazalarının çocuk bölümü gerçekten de eşsiz. Bizim favorimiz Piccadily'deki, çünkü ikinci katında, çeşitli çocuk kitabı yazarlarına ve ikonik kitaplara ayrılmış apayrı bölümler var. Mesela Mila'nın favorisi olan Peppa Pig’e ayrılan kısımda bu karakterin kitapları, oyuncakları, defterleri, kalemleri ve daha pek çok eşya yer alıyor. Yere veya bulduğunuz küçük boş masalara oturup kitaplara dalabilir, okuyabilir ve araştırma yapabilirsiniz. 

MARYLEBONE HIGH STREET

Hem kendinize hem çocuğunuza alışveriş yapmak istiyorsanız uğramanız gereken sokak burası. Bonpoint, Petit Bateau ve Little White Company gibi çocuk mağazalarının yanı sıra kendinize alışveriş yapabileceğiniz pek çok butik karşınıza çıkacak. Üstelik Londra'nın efsanevi mağazası Selfridges, Topshop ve Urban Outfitters'ın yan yana olduğu Oxford Street'e yürümek birkaç dakikanızı alacak. ‘Hepsi bana çok fazla, tek adres isterim’ derseniz; Little White Company'i önerebilirim. Sadece İngiltere'de bulabileceğiniz ve iyi kumaş kalitesinde, yalın, romantik desenli parçaların yer aldığı mağazanın çocuk reyonuna aşık olmayacak bir anne tanımıyorum.

WESTBOURNE GROVE VE LEDBURY ROAD

Londra’nın en sempatik mahallelerinden biri olan Notting Hill’de bulunan bu iki sokak, hem çocuk hem büyükler için en güzel ve rafine mağaza seçeneklerini sunuyor. Önce çocuk mağazalarından başlayalım… Wesbourne Grove’daki Jojo Maman Bébé’ye uğramadan dönmeyin. Caramel Baby and Child, Marie Chantal, Bonpoint, Petit Bateau ve I Love Gorgeous da bu sokaklarda.

Büyükler için de Space NK, Aesop, Diptyque gibi güzellik butikleri ve Joseph, Claudie Pierlot, BaSh gibi markalar ve daha pek çok mağaza burada yer alıyor.

Westbourne Grove aynı zamanda Mila ile kahvaltı yapmaya bayıldığımız Granger and Co’nun da bulunduğu sokak. Tabii Granger and Co’ya sadece kahvaltı için değil; yemek ve kahve molası için de uğrayabilirsiniz. Kahvaltı için özellikle haftasonları uzun bir sırası oluyor ama siz çocukla erkenci olmanın avantajını yaşayacaksınız. Daylesford ise yine Westbourne Grove’da uğramanız gereken başka bir adres. Organik ve sürdürülebilir tarımın İngiltere’deki öncülerinden olan çiftliğe ait bu cafe’de hem alışveriş yapabilir hem de enfes şeyler atıştırabilirsiniz.

Londra’nın en iyi pizzacılarından Franco Manca’nın da Westbourne Grove’da bir şubesi olduğunu belirtmekte fayda var.

HARRODS OYUNCAK KATI

Hafta sonu kabusa dönüşebilecek Harrods deneyimi yerine; buraya hafta içi ve sakin bir saatte gitmeyi tercih etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Oyuncak bölümüne uğramamadan da dönmemeniz gerektiğinin altını çizmeliyim. Hamleys'in son zamanlarda çok turistik ve her daim kalabalık halinden sıkılanlar için Harrods'ın özenle seçilmiş oyuncak ve devasa kitap bölümü gerçekten şahane. Meşhur bebek evleri (dollhouse) için apayrı bir bölümü var. Mila ile gittiğimizde kendimizi oyuncak müzesinde gibi hissettiğimiz oyun evlerinin ve devasa hayvanların önünden ayrılamıyoruz, sadece bakıp izlemesi bile inanılmaz keyifli. Koca oyuncakları İstanbul'a taşımak mantıksız olabilir ama yine de Türkiye'de bulamayacağınız ve taşıması sizi zorlamayacak birkaç küçük oyuncak veya kitap bulabileceğinizi düşünüyorum.

 

FORTNUM & MASON

Fortnum & Mason Londra'ya giden herkesin uğraması gereken bir yer. Kraliçenin bakkalı olarak da anılan devasa bir İngliz marketi. İnanılmaz geniş yiyecek alternatiflerinin yanı sıra ev için çok güzel aksesuarlar satılıyor. Sevdiklerinize küçük bir hediye götürmek için gidebileceğiniz en güzel adreslerden biri. Çay ve bisküvileri bizim favorimiz, mutlaka son gün uğrayıp hem kendimiz için hem yakınlarımıza hediye etmek için çay stoğu yapıyoruz.

 

JOHN LEWIS

John Lewis belki de en Londra'nın en güzel büyük mağazalarından. Hamileliğimde de, kızımın bebeklik ve çocukluk döneminde de buradan sayısız hayat kurtarıcı eşya, oyuncak ve giysi almışımdır. Biberon, önlük, oyuncak, kıyafet ve aklınıza gelen her türlü bebek eşyasını almak için bence ideal bir adres. Bebeğiniz veya çocuğunuz için yapacağınız en faydalı alışveriş birkaç Tommee Tippee ürünü stoklamak olabilir. Baby Joule ise yine tulum ve kıyafetlerine bayılacağınız bir diğer İngiliz markası.

 

TROTTERS

Trotters çocuklar için kıyafet ve oyuncak için harika bir adres! Az ama öz oyuncak seçkisine hayran kalmamak mümkün değil. Kıyafet açısından ise seçenek çok. 

 

YEME İÇME

 

Size elbette çocuk menülerinden bahsetmeyeceğiz… Londra çocuğunuzu alıp en salaş restorandan en lüksüne rahatlıkla gidebileceğiniz; hemen her yerde yüksek mama sandalyelerine, alt değiştirme ünitesine ve puset koyabileceğiniz bir giriş alanına sahip bir yeme-içme cenneti. Bütün gün park, bahçe dolaştıktan sonra çocuğunuzla keyif alacağınız bir yemek yiyebilirsiniz. Bizim favorilerimiz kısa bir özetle şöyle:

Yorgunluk atmak ve gün içinde oturmak için: The Riding House Cafe, The Delaunay, Ottolenghi, Dean Street Town House, The Ivy Chelsea Garden, Harrods yemek katı, Granger & Co., Cecconi's.

Daha şık bir alternatif için: Signor Sassi (İtalyan mutfağı), The Wolseley (Avrupa mutfağı), Goodman Steakhouse, ROKA (Japon mutfağı), Hakkasan (Çin mutfağı), Scalini (İtalyan mutfağı), Dinings (Japon mutfağı).

Güzel & hızlı yemek için: Franco Manca (pizzacı), Busaba Eathai (Thai mutfağı), Dishoom (Hint mutfağı), Bocca Di Lupo (İtalyan mutfağı), Bleecker Street Burger (hamburger), Barrafina (İspanyol tapas).

Tatlı alternatifler: SAID Chocolate (çikolatacı), Maison Bertaux (pastane), Ole & Steen (pastane), Gelupo (dondurmacı).    

 

BOROUGH MARKET

Borough Market yemek şöleni için Londra'nın en güzel adresi. Çocuklar genelde pazar konseptinden çok hoşlanıyorlar. Fakat bir gün boyunca açılan turistik pazarlarda (Notting Hill’deki gibi) çok rahat hareket edemeyebilirler. Haftanın altı günü açık olan Borough Market, yemek pazarı ve bin yıllık tarihi, renkleri, kokuları ve insan etkileşimleriyle çocuklar için müthiş bir deneyim. En güzeli Borough Market'in içinde bulunan Padella'ya gidip makarna yemek ve sonrasında pazarı gezip dilediğiniz tezgahta taze yiyeceklerin tadına bakmak. Padella rezervasyonsuz çalışan bir makarnacı. Önünde sıra bekleyeceksiniz ama harika makarnalar yiyeceksiniz. Padella'dan sonra biraz pazarda dolanıp Monmouth Coffee'den tadını unutamayacağınız nefis bir kahve alıp Gelateria 3Bis'te harika bir dondurma yiyebilirsiniz.