YAZI —   |   FOTOĞRAFLAR — JACQUELINE RODITI

İki çocuk annesi, girişimci Buse Terim Bahçekapılı'yı henüz tanımadan sevmek için çok sebep var, - cana yakın duruşu ve her daim ekranın diğer ucuna yansıyan müthiş enerjisinden başlamak yanlış olmaz. 'Blogger' ve 'influencer' kavramlarını çok uzun süre önce başarılı bir iş modeline dönüştürebilen  Buse'nin kariyeri bu yolda ilerlemek isteyen birçok kişiye ilham olacak nitelikte. Fashion Institute of New York’dan mezun olduktan sonra İstanbul’a dönen ve çok genç yaşta kendi işini kurmaya karar veren Buse, aslında o zaman çok yabancısı olduğumuz bir alanda ilerlemeyi seçmiş. Moda bloglarının yeni açılmaya başladığı bu dönemde kendi alanında öncü isimlerden biri olmasının sırrı şüphesiz çok çalışarak güncel kalmayı başarması ve elbette onu bu kadar sevilen bir isim yapan samimiyeti ve hayata olan yaklaşımı. Çocuk sahibi olduktan sonra anneliğinin işine yön vermesine müsaade ettiğini söyleyen Buse'nin çocuklarla ilgili bir şey yapma isteğiyle kurduğu “Baby on the Go” markası ise bugün Saks Fifth Avenue ve Maisonette gibi dünyaca ünlü mağazalarda satılan bir marka. 

Genç yaşta elde ettiği başarıların yanı sıra yine genç yaşında 18 ay arayla anne olan Buse'nin kızları Nil ve Naz ile ilişkisine tanık olmak insana dünyada iyi giden bir şeyler olduğuna dair tuhaf bir güven hissi veriyor. Buse'nin sosyal medya hesabından paylaştıkları aslında onun en ham ve gerçek halini en güzel şekilde yansıtıyor; iyisi ve kötüsüyle kucakladığı annelik yolculuğunu, çocuklarının her anını doyasıya yaşamak için gösterdiği çabayı ve sevdiği işi yapmanın, üretmenin verdiği mutluluğu...

Buse, Nil ve Naz üçlüsü harika bir takım. Birbirine bağlı, birbirinden güç alan, eğlenceli ve sevgi dolu bir takım. Bu hikayeyi okumak ve fotoğraflara bakmak eminiz size de bu takımın sihirli enerjisini fazlasıyla hissettirecek.